5 Kasım 2014 Çarşamba

Tek sayılı çifte mutsuzluklar.

Duygular söz konusu ise her zaman bir taraf biraz daha ağır basar mı? Yani imkansız mı iki insanın aşkının eşit ölçüde olması. Yoksa sevgiyi ölçmek kökten saçma bir fikir mi?

Değil aslında.
Siz de içten içe biliyorsunuz her şeyi bir başka şeyle kıyaslıyoruz.Konu aşk ise hep bir taraf geride kalıyor.Diğer tarafsa fedakarlıklar,görmezden gelmeler,kabullenmeler arasında boğulup gidiyor.

Sayı ikiyse,kıyas kaçınılmaz bir son zaten.Hangimiz daha çok seviyor,en çok anneni mi seviyorsun babanı mı,et mi sebze mi,beni mi daha çok sevdin onu mu,sayısal mı sözel mi gibi soruların cevaplarının hep tek sayılı bir cevapla son bulması bekleniyor.Genelde de beklenildiği gibi oluyor zaten.

Konudan sapmayayım.Bugün aklımı yorduğum şey mutlu sonlar.

Yani beklenti hep bu yönde ama olmalı mı derseniz hayır derim. Her güzel şey mutlu sonla bitmemeli,bitmez de zaten. Bazen duygular,anılar,sözler yanıltıcı olabilir.Mutsuz sonlar sizi alıp bambaşka bir yere götürüp bırakabilir. 

Kadere sitem de bir yere kadar.










Milena onun gibi sevmedi mesela.Bahanelerin ardına sığındı.Böyle büyük bir aşkı mektuplarda bıraktı.Hiç bir zaman vücut bulmadı,mutlu sonla bitmedi ama onun bu yılda dahi bu denli okunmasında sevilmesinde büyük pay sahibi oldu.On adım yürüyen bir adama bir adım da o sağladı. Kafka öldü,aşkı bizle kaldı.Milena için yüreği dağlanırken hiç aklına gelir miydi şu an onunla ilgili atıp tutacağımız.





Yani diyeceğim o ki,
Belki de sizi siz yapan o bıktığınız acıdır
Belki de her şey mutlu sonla bitmemelidir
Ve belki de onunla kurmadığınız bir hayat bu dünyada başınıza gelen en güzel şeydir.
Bazen mutsuz bir son,mutlu bir ömür getirir.
Y.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder